Devrimin hazırlanışı
Eumandarg, ağabeyinin askerlik hayallerini ve bu hayallerden uzaklaşmasını izleyerek büyüdü. Aynı ailede aynı yoksulluğu yaşadılar, fakat dikkatlerini farklı şeylere verdiler. Skarryion insanların söylediklerini kayda geçirirken Eumandarg, bu sözlerin başka köylere neden ulaşmadığını düşünüyordu. Bir yol kapandığında hangi dağıtıcı bekleyecek, kâğıt geciktiğinde hangi bülten basılamayacaktı? Onun ilgisi, bir fikri taşıyacak düzenekteydi.
Okuma yazmayı öğrenmesiyle başlayan eğitimi, ilerleyen yıllarda gazetecilik öğrenimiyle sürdü. Skarryion’un yayınları yaygınlaştıkça tüccarlarla, mülk sahipleriyle ve matbaacılarla bağlantılar kurdu. M.Ö. 7–6 arasındaki matbaa örgütlenmesinde, henüz on beş–on altı yaşlarındayken para ve dağıtım hesaplarını yürüttü. Bu aşamada bir devlet yöneticisi değildi; ağabeyinin yanında üstlendiği işler, sonraki idari tecrübesinin başlangıcıydı. Hangi işletmenin anlaşmayla, hangisinin baskıyla ağa katıldığını biliyordu. Ağabeyinin rahatsız olduğu yöntemlerin işlemesini sağlayan kişi de çoğu zaman kendisiydi.
Bu yıllarda yalnızca bağımsızlık istemiyordu. Bağımsızlığın ardından Skarrgard’ın komşularının kararlarını bekleyen yoksul bir sınır ülkesi olarak kalmasını da istemiyordu. Bir bildiri dağıtımını planlarken bile dağ yollarını, depoları ve yerel bağlantıları gelecekte işe yarayacak bir idarenin parçaları olarak görmeye başladı.
Denoistos direniş ordusunun başına geçtiğinde Eumandarg haberleşmeyi ve erzak akışını düzenledi. Siyah mermer surların inşasına malzeme ve iş gücü sağladı. Bağımsızlık savaşında hafif birliklerin hareket edebilmesi, geride bırakılan depolara ve doğru zamanda ulaşan haberlere de bağlıydı. Dört günün sonunda kazanılan zaferin kayıtlara geçişinde ise yine Skarryion’un adı öne çıktı.
Eumandarg bunu haksız bulduğunu söylemedi. Ağabeyinin liderliği olmadan bu insanların bir araya gelmeyeceğini biliyordu. Yine de kendi hazırladığı çizelgelerin ve yazdığı talimatların isimsiz kalışını fark ediyordu.
Ana Bakan
Damethia Anlaşması’nın metnini hazırlamak, Eumandarg’a devrimin sonuçlarını kalıcı bir düzene çevirme fırsatı verdi. Bağımsızlık, tazminat, sınırlar ve idari sorumluluklar üzerinde çalıştı. Anlaşmanın imzalandığı yıl 0 yılı ve yeni milat kabul edildi. Skarryion kral, kendisi Ana Bakan oldu.
Yeni devletin ilk sorunu, vaatlerini hangi gelirle ve hangi görevlilerle yerine getireceğiydi. Demir Vergi kaldırılırken orduya erzak gönderilmesi, mahkemelerin çalışması ve öğretmenlere ücret ödenmesi gerekiyordu. Eumandarg vergi sistemini yeniden düzenledi; tarımsal yardımları, sulama projelerini ve uzman desteğini devletin sorumlulukları arasına yerleştirdi. Matbaalarda ders kitaplarıyla tarım kılavuzlarının basılmasını sağladı.
Her reform aynı hızda ilerlemiyordu. Bir toplantıda yeni bir okulun ödeneğini, kıyıdaki gözetleme yapılarının giderlerinden sonra görüşmeye bıraktı. Yerel temsilci, çocukların kışı bir kez daha aynı odada geçireceğini söylediğinde Eumandarg önündeki hesaplara baktı.
“Gözetleme noktası beklerse o odayı da kaybedebiliriz,” dedi.
Temsilci ikna olmadı. Eumandarg kararını değiştirmedi, fakat ertelediği işi tamamlanmış gibi de göstermedi. Kendisine yöneltilen itirazların hepsi çıkar kavgası değildi; bütçeyi denkleştirmesi, kararın bedelini başkasının ödemediği anlamına gelmiyordu.
Skarryion’un adının her kurumun açılışında anılması, kendi emeğini görünür kılma arzusunu güçlendirdi. Eumandarg, Skarrgard’ın Mimarı olarak tanınmak istiyordu. Hazırladığı reformların kayıtlarında kendi sorumluluğunun belirtilmesini önemsiyor, yalnızca kralın kardeşi diye tanıtıldığında bunu düzeltiyordu.
“Ana Bakan Eumandarg,” dedi bir açılış kaydını okuyan görevliye. Sonra metni geri verdi. “O kısmı yeniden yazın.”
Unvanlara verdiği önem onu çalışmaktan uzaklaştırmadı. Aksine, adını taşıyacak bir kurumun başarısızlığını kişisel bir aşağılanma saydığı için ayrıntılara daha çok müdahale etti. Bu tutumu kimi işleri toparlıyor, kimi görevliyi de karar alamaz hale getiriyordu. Devletin kalıcılığını isteyen adam, kurduğu düzenin kendisi olmadan nasıl işleyeceğini öğrenmekte zorlanıyordu.
Ağabeyinin ardından
M.S. 12’de yaratık saldırıları kıyıları tehdit ettiğinde Skarryion’un sefere çıkmasına karşı çıktı. Denoistos’un ordunun başında gitmesini, kralın Damethia’da kalmasını istiyordu. Ağabeyi kararını değiştirmedi ve Denoistos’a başkenti koruma görevi verdi.
Skarryion’un ölüm haberi geldiğinde Eumandarg’ın uzun zamandır beklediği bağımsız bir siyasi kimlik, yasla birlikte önüne kondu. Artık kararlarını ağabeyinin onayına sunmayacaktı. Bu özgürlüğü kazandığı için duyduğu suçluluğu dile getirmedi. II. Skarrgard Kralı olarak tahta çıktı; resmî belgelerde adının önündeki unvan değişti.
Denoistos’u The Doom Waters’a göndererek yaratıklara karşı imha seferini başlattı. Kıyı boyunca gözetleme noktaları ve savunma kuleleri kurdurdu, tehdidin incelenmesi için araştırmacılar görevlendirdi. Güneyden gelecek bir saldırıya karşı devletin hazırlığının yalnızca bir komutanın cesaretine bağlı kalmasını istemiyordu.
Maria Von Cortex’le diplomatik ve ticari ilişkileri sürdürdü. Maria, kendi bilgisi dışında hazırlanan saldırıyı sonradan öğrenerek soruşturma başlatmış, sorumluların yargılanmasını sağlamıştı. Eumandarg bunu önemsedi; yine de Doğu’daki yerel güçlerin ortak hükümdarın denetiminden çıkabilmiş olması, verilen güvencelere duyduğu kuşkuyu gideremedi. Savaşın ülkesini yeniden tüketmesini de önlemeye çalıştı. Onun gözünde güçlü bir Skarrgard, her anlaşmazlıkta ordu göndermek zorunda olmayan bir ülkeydi.
Kurumlar ve tanınma arzusu
Hükümdarlığı sırasında bağımsız yargıçların ve yerel mahkemelerin sayısını artırdı. Sulama, tarım ve dış ticaret çalışmalarını sürdürdü. Zanaatkârlara yeni iş alanları açılması, öğretmen yetiştirilmesi ve sanatçıların desteklenmesi için düzenlemeler yaptı. Ağabeyinin devrimini anlatan eserleri teşvik ederken kendi döneminin de belgelenmesine dikkat etti.
Skarryion’un mirasını korumakla kendi adını o mirasın yanına yazdırmak onun için birbirini dışlayan amaçlar değildi. Ancak başkalarının onu yalnızca bir devamcı olarak görmesi canını yakıyordu. Reformlarına bağlanan “Mimar” unvanını severek benimsedi. Ülkesinin diğer güçlere karşı söz sahibi olması, kendi eserinin de tanınması anlamına geliyordu.
Kanser ilerlediğinde çalışma süreleri kısaldı. Önüne getirilen dosyalara eskisi kadar uzun bakamıyor, bazı kararları başkalarına bırakmak zorunda kalıyordu. Bir gün, imzasını beklediğini sandığı bir düzenlemenin yetkili görevlilerce zaten uygulanmış olduğunu öğrendi. Önce kendisine neden bildirilmediğini sordu; sonra dosyayı geri uzattı. Kurduğu usul, onun onayını gerektirmiyordu.
M.S. 19’da Damethia Sarayı’nda öldü. Tahta oğlu Kaelen geçti. Eumandarg geride mahkemeleri, gelir düzeni, ticaret bağları ve savunma yapıları olan bir devlet bıraktı. Fakat yeni kral, yalnızca bu kurumları devralmayacaktı. Kurucularla kıyaslanacak, devrim komutanlarıyla çalışacak ve babasının kendi adına bağladığı başarıları sürdürmesi beklenecekti. Skarrgard’ın Mimarı tanınmıştı; devletinin onun yokluğunda ayakta kalması ise başka insanların işi olacaktı.
"Onun gölgesinde yürümek kolaydı; asıl zor olan, o gölge çekildiğinde güneşin altında tek başına dimdik durup halkına siper olmaktı. Ben onun yarım kalan cümlesini tamamlamaya, hayallerini taşa ve kanuna dökmeye geldim. Skarryion Skarrgard'ın ruhuydu, ben ise onun bedeni oldum."